Toplumsal
Birçok paradigmanın ortasına sıkıştırılan Türkiye’de, tarih geçmişten ders almak yerine geçmişe ders vermek şeklinde devam ediyor.
Siyaseten birçok kavramı tartışmaya açabiliriz. Nitekim bu satırların yazarı demokrasi diye bir kavramın önüne ardına bir sözcük konmasını hiçbir zaman doğru bulmadı.
Eskiden bir Turist Ömer vardı…
Kasketi biraz yana kaykılmış silueti ile bizden birisi olan ve hayatın tüm acı cilvelerini yaşamış, kaderin tekmesini yemiş ve feleğin çemberinin içinden geçmiş olmasına rağmen eğilmemiş, bükülmemiş ve kişiliğinden bir arpa boyu ödün vermemiş sıradan bir halk insanı örneği…
Türk toplumu uzun yıllardır sistemli bir dönüştürme stratejisinin hedefi halindedir.
Yeni Anayasa çalışması ise, bu dönüştürme eyleminin hukukunu oluşturmak için gündeme getirilmiştir.
Yeni Anayasa tasarısı sanki bir Devlet sırrıdır.
Almanya’da görülen ve kesin hükme bağlanan Deniz Feneri davasının sonucunda ifade edilen bir gerçek var:
- Bu davanın esas sanıkları Türkiye’de!..
Peki, Alman mahkemesinin asıl failler olarak tespit ettiği buradaki sanıklar ne durumda?..
Yazının Yazıldığı Tarih:
29/01/2012
Türkiye'de ''aydın'' olmanın bedeli çok ağırdır.Osmanlı'dan bu yana, çok zorlu koşullarda yetişen; hatta kendi kendilerini yetiştiren az sayıdaki aydınımıza reva görülenler, ülke olarak demokrasiyi ne kadar içselleştirebildiğimizi de göstermektedir.
Ağır ceza mahkemesi bir cinayet davasına bakıyor.
Yani cinayetin delillerini inceliyor, sanıkların suçluluk derecelerini tespite çalışıyor ve teknik deyimi ile “muhakeme” yapıyor, olayı sorguluyor…
Ama yetkili ve görevli ağır ceza mahkemesinin dışında ve ondan bağımsız olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu [DDK] da aynı olayı soruşturuyor. Delilleri topluyor, suçu işlediği iddia edilen kişilerin sorumluluk derecelerini araştırıyor.
Yazının Yazıldığı Tarih:
26.01.2012
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI’NA
Türkiye Barolar Birliği’nin, “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı' hakkında kamuoyuna yönelik basın açıklaması” nı esefle okudum.
Ünlü bir düşünür Batı kültürü içinde üniversitelerin, “bilim kiliseleri” biçiminde işlev görmeye başladığını söylüyor...
Üniversite… Bilim kilisesi, ya da bilimin kilisesi.
İlk bakışta anlaşılması biraz güç bir saptama. Bilim, inancın dışında ve sınırsız sorgulamaya yer veren aydınlanma düşüncesinin ürünüdür.
Yazının Yazıldığı Tarih:
20.01.2012
Türkiye, “yerli otomobilini” yapmaya hazırlanıyor...
Başbakan Erdoğan, Türk girişimcisinin desteğini alabilmek, Türk girişimcisini teşvik etmek için “babayiğit” arıyordu...
KOÇ Grubu adına Sn. Mustafa Koç’un...
Günlerdir süren açıklamalarını okuyoruz...
- Beni görmek demek, zorunlu olarak yüzümü görmek demek değildir. Benim düşüncelerimi anlıyor, duyduklarımı duyuyorsanız, bu yeterlidir! Böyle demiş Türk milletinin büyük “Ata”sı ve hemen ardından da eklemiş:
- Türk milleti zekidir...
Bu büyük adam öteki dünyaya göçtükten sonraki süreçte de zekâsı her geçen daha gelişen “necip” Türk milleti, yaşanan her dönemin koşullarına özgü, birden çok Atatürkçülük üretmiş...
Ve böylece de ortaya çok sayıda Atatürkçülük çıkmış.