İçeriklere Git

“Gençliğe Hitabe”yi (Bir Kez Daha) Okuyup, Sandığa Öyle Gidelim…

Eylül 2, 2010 Gönderen: Faruk HAKSAL

Yazıcı-dostu sürümSayfayı gönder..

Sanıyorum artık [gerçek anlamda] avukatlık mesleği tarihe karışmak üzere…


Hele hele 12 Eylül halk oylamasının sonucu “evet” çıkarsa, yandı gülüm keten helva…

Halk arasında “hâkim”ler bence olduğundan fazla abartılı bir köşeye oturtulur.
Evet, haklısınız, hâkim adil olmalıdır.
Birilerinin “memur”u ya da emir kulu olmamalıdır.


Hâkimler, yargı bağımsızlığının şerefli bir simgesi olmalıdır… Kabul!


Ancak adaletin gerçekleşmesi; yani gerçeğin ortaya çıkartılarak haklının, hakkına kavuşması daha çok avukatın çabası ile sonuca ulaşır.


Hâkim önüne getirilen dosyaya göre karar verir… Araştırma ufku, dosyada mevcut olan delillerle ve ileri sürülen savlarla sınırlıdır.


Oysa hâkimin önüne gelen dosyayı yaratan, delilleri toplayan, haklının hakkını savunan ise avukattır…

Özellikle hukuk davalarında hâkimin, gerçeği araştırma ve delil toplama yetkisi yoktur. Belge araştırma ve edinme salahiyeti mevcut değildir.


Hâkim, sadece önüne konan belgeleri inceleyebilir; gösterilen ve talep edilen tanıkları dinleyebilir… Ve hükmünü de, sadece dosyada mevcut olan bilgi, belge ve delillere göre vermek zorundadır…


Avukat ise, gerçeği araştırma, delil toplama, tanıkları bulma, konuşturma, araştırma… Ve sonuç olarak hâkimin karar vermesini sağlayacak olan tüm dayanakları bulup, buluşturma görev, yetki ve sorumlulukları ile donatılmıştır…


Ancak hukuk, 12 Eylül’de halk oylamasına sunulacak olan Anayasa değişikliğinde ön-görüldüğü gibi, önceden belirlenmiş olan bir emir-komuta zincirine bağlandığında avukatın da işi bitmiş demektir…


Bu Anayasa metni kabul edildiği takdirde Hükümet, çeşitli yollardan dolanarak hâkimlerin iradelerine egemen olma imkânına kavuşacaktır. Hâkimlerin maaşlarının miktarı ve atanacakları yerlerin belirlenmesi, terfilerinin zamanı ve miktarı ile benzeri özlük haklarının kantarını elinde tutan bir “idare” adaletin tevziine egemen olmuş demektir…

Ama avukatlar Hükümetlerin maaşlı memuru değildir!..


Birkaç avukat, kişisel olarak raydan çıkabilir… Ama bir bütün olarak savunma mekanizmasına egemen olabilmek [teknik olarak] mümkün değildir…
Ancak, avukatlık mesleğinin varlığını ve etkisini sürdürebilmesi için, savunulabilecek bir hakkın varlığı gerekmektedir…

Savunulacak bu hakkın, adil bir yargılama sonucunda adil bir biçimde teslim edilmesi imkânının mevcut olması gerekir…

Bağımlı bir yargı, sadece hâkimleri bağımlı bir cendere içine almakla yetinmez…
Savunulması gereken hakkın, adil bir yargılama süreci sonunda elde edilebilmesi imkânı ortadan kalktığı anda, artık o hakkı savunacak kişilere de ihtiyaç kalmaz…

Adli mekanizma içinde hakkı savunacak kişilerle, hakkı tevzi edecek kişilerin üzerini çizdiğinizde geriye ne kalacaktır?..

İşte 12 Eylül halk oylaması sonucunda [gerçekleşme ihtimali az da olsa] var olan risk budur…
Hukuk Devleti’nin ortadan kaldırıldığı bir ortamda mahkemeler süstür.
Böyle bir ortamda hâkimler, “güç”e göbeklerinden bağlı memurlar haline gelirler.
Avukatlar ise, tarihteki nitelikleri ve varlıkları ile övünen biçare dinozorlar…

Gelin, bu ülkeyi adaletten soyutlamayalım.
Gelin, yok edilmeye çalışılan Hukuk Devleti’ne sahip çıkalım.

Gelin, hâkimleri gerçek birer “hâkim”… Avukatları gerçek birer hak arayıcısı… Ve vatandaşı da, gerçek bir hukuk devletinde yaşamayı hak eden özgür yurttaşlar kılalım…

Gelin hep beraber, hepimiz, omuz omuza verip bu Cumhuriyeti koruyalım, kollayalım…

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi”ni bir kez daha okuyup [ve bir kez daha kavrayıp,] 12 Eylül sabahı daha bir inançla ve sağlam bir bilinçle sandığa koşalım…
Haydi!..

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com
Faruk.Haksal@PolitikaDergisi.com
 
 

Yorumlar

vermek istediğiniz mesajı,

Eylül 3, 2010 Gönderen: İrfan DEĞİRMENCİ, 1 yıl 22 hafta önce
Yorum No:3982

çok iyi anlattığınız makaleniz için teşekkürler.
çıkan sonuçta olabilecek durumları yazarken iyimser davranmışsınız faruk bey;
''gerçekleşme ihtimali azda olsa '' derken.
böyle bir sonuçta gerçekleşme ihtimali yüksektir. ve geleceğimiz hiçte aydınlık olmayacaktır.
umarım vatandaşlarımız ATATÜRK'ün gençliğe hitabesini unutmadan ,verdiği mesajı aklından çıkarmadan gider sandığa.
saygılarımla aydınlık günler dilerim.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Sitemizin Güvenliği için Lütfen Aşağıdaki İki Kelimeyi Aralarında Bir Boşluk Bırakarak Yazın (Reklam Mesajlarını ve/veya Sahte Kullanıcıları Engellemek içindir). Sitemize üye olan takipçiler Captcha uygulamasından muaftır.

Kullanıcı Girişi

Tüm politika kitabı fırsatları için tıklayın !

Facebook Sayfamız

Anket

Türkiye'nin Mevcut Dış Politika Anlayışını Beğeniyor musunuz?:

Faruk HAKSAL Makaleleri

Önemli Uyarı

   Politika Dergisi İnternet Sitesi en iyi aşağıdaki tarayıcılarda çalışır. Belirtilen link üzerine gelip lütfen tarayıcılardan birisini indiriniz ve bu tarayıcı ile sitemizi ziyaret ediniz:

Yazını Yaz, Yazar Ol!

Dergimizde sizin de yazılarınız yayınlanacak.

Detaylar için Tıklayın.

Okur Temsilcisi

Okur Temsilcimize Ulaşmak için

Tıklayın.

En Son İçerikler

Politik Kütüphane için kaynak önerilerinizi bağlantı adresi ile birlikte Kutuphane@PolitikaDergisi.com adresine e-posta göndererek belirtebilirsiniz.

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes