İçeriklere Git

Kardeşin Duymaz, El Oğlu Duyar!

Mayıs 2, 2009 Gönderen: Emrah ÖZDEMİR

Yazıcı-dostu sürümSayfayı gönder..

   Merhaba değerli okuyucularım. 1 Mayıs İşçi Bayramımızı diğer yazar arkadaşlarımın nitelikli değerlendirmeler yaptığını düşündüğümden, bu sayımızda son günlerde patlak veren Azerbaycan ilişkilerimizi konu edinmeyi yeğledim. Yine de girişimizde 1 Mayıs İşçi Bayramımızı kutlar, güzel günler görmeyi umut ederim.

   Gelelim konumuza. Malumunuz; Recep T. Erdoğan ve dış politika kahramanlarımız (!), Azerbaycan’la aramızın bozulması pahasına, Ermenilerle iyi ilişkiler (!) kurmaya başladılar. Ne için, kim için, kimin emirleriyle? Bunların hepsine bazı haber hatırlatmaları ve yorumlarımız eşliğinde değinmeye çalışacağım.

   Abdullah Gül’ün Prag yolculuğu öncesinde yaptığı açıklamayla giriş yapalım:

   “Her bağımsız ülke kendi iç ve dış politikasını tayin etmede özgürdür.” (Hurriyet.com.tr)

   Abdullah Gül, her ne kadar Azerbaycan’ı da düşündüğümüzü belirtse de konuşmanın can alıcı cümlesi olarak bunları görüyorum. Konuşmadaki diplomatik süs kaldırıldığında, “kimseye hesap verme durumunda değiliz” mesajını okumak zor olmaz.

   “Bu sırada Azerbaycan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Guliyev, Babacan'a yaklaşarak kulağına bir şeyler fısıldamaya başladı. Bunun üzerine Ermeni protokol görevlileri iki bakandan ayrılmaları isteminde bulundular. Ancak Azeri bakan yardımcısı ikazlara aldırmadan konuşmaya devam edince Ali Babacan, kendisine sert bir şekilde hitap ederek dışarı çıkması için kapıyı gösterdi. Beklemediği karşılık üzerine şaşkın duruma düşen ve morali bozulan Azerbaycanlı Bakan Yardımcısı sinirli bir şekilde oradan ayrılarak çıkış kapısı yerine tuvalet kapısından içeri girdi. İddiaya göre Azeri bakan yardımcısının komik duruma düşmesi karşısında, Ali Babacan olayı seyreden Ermeni yetkililerle birlikte gülüştü.” (Radikal, Ermeni ve Azeri basınında yer alan bir haber.)

   Tayyip Erdoğan’ın Azeri-Ermeni ilişkileri normalleşmeden Ermenistan’la tam mutabakatın sağlanamayacağını belirtmesi de diplomatik bir söz olarak kalacaktır. Temel olarak, bu sözün hiçbir geçerliliği yoktur. Serj Sarkisyan’ın Wall Street Journal’de yer alan söyleşisinde Erdoğan’ın bazı konularda çift taraflı davrandığı -söylediğim bağlamda- izlenimine kapılıyoruz. “Elbette ki Başbakan Erdoğan’ın beyanı (Karabağ ile ilgili) bizim anlaşmaların çerçevesinde değildi.  Güney Osetya krizi patladığında, 1 Eylül 2008’de çıkan 7. sayımızda belirttiğim gibi, Türkiye Kafkaslarda Amerikan elçiliği yapmaktadır. Gürcistan ve Ermenistan’ın Amerika safında yer almasıyla, arada Rusya’ya tek yakın ülke durumunda kalan Azerbaycan’ın tarihsel ortağı ve uluslararası alandaki en önemli savunucusu olan Türkiye’nin eliyle direncinin kırılmaya çalışılması çok anlamlıdır. Yoksa, seçimle iş başına gelen bir hükümetin kendi kamuoyundan tepki görmek pahasına böyle bir atılımda bulunmasının başka türlü bir açıklaması olabilir mi? Komşularımızla gereksiz kavgalar ve gerginlikler içinde olmamızın bize zarar verdiğini öteden beri belirtiyoruz; fakat “soykırım” savlarında direten, henüz bu 24 Nisan’da resmi törenle Türk ve Azeri bayraklarını yakan, Karabağ’la ilgili herhangi bir adım atmayan Ermenistan’la hangi konuda mutabık olabiliriz? Serj Sarkisyan WSJ’deki söyleşisinde kimin adına barış yapıldığı konusunda da bizi aydınlatıyor: “En büyük çaba ABD tarafından yapıldı ve yapılıyor. Bunun için ABD yönetimine çok minnettarım.” Mutabakat tek taraflı bir olgu olmadığına göre, bu işin görünmeyen bir yüzü vardır demektir. Özcesi; burada bir barış değil, Azerbaycan’ın gardının düşürülme amacı söz konusudur.

   İlham Aliyev’in adına bir açıklama yapan danışmanı, Muhammedov’un “Türkiye bu konuda, Azerbaycan'ın kuruluş günlerinden itibaren izlenen çizgiyi takip etmelidir. Turgut Özal'ın, Süleyman Demirel'in, Ahmet Necdet Sezer'in izlediği çizgiyi izlemelidir. Buna göre, Ermenistan 'soykırım' ve 'toprak' iddialarından vazgeçmeli ve işgal ettiği Azerbaycan'a ait topraklardan çekilmelidir.” sözleri dikkat çekicidir. Buradan iki önemli soru çıkabilir. Birincisi; Abdullah Gül yönetimi, Azerbaycan konusunda Özal, Demirel ve Sezer’den farklı olarak hangi çizgiyi izlemektedir? İkincisi; Türkiye’nin eski politikasının ve Azerbaycan dış politikasının anlamsız bir Ermeni düşmanlığı etrafında değil, Ermenilerin soykırım ve toprak iddialarından vazgeçmesi ve işgal ettiği topraklardan çekilmesi bağlamında bir baskı oluşturma çabası etrafında şekillendiği söylenebilir. O hâlde, Ermenistan iddialarını geri çekmediğine göre; Türkiye, bu politikadan ne uğruna vazgeçmiştir?

   Kanaatimce Türkiye, yukarıda değindiğim üzere, ABD’nin Kafkasya politikasının elçiliğini yapmaktadır. Çünkü; (1) Obama, 24 Nisan’da Ermeni iddialarının ve bizim “özür”cülerin söylemini (medz yeghern / büyük felaket) kullanmıştır; (2) Tarihsel dostumuz Azerbaycan’ı dirençsiz bırakmak veya tamamen Rusya’nın ellerine bırakmak pahasına bir barışçı politika olamaz, bu sav geçersizdir; (3) Ermenistan, henüz hiçbir iddiasından ve yaptırımından vazgeçmemiştir.

   Aliyev’in önümüzdeki günlerde Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ve Rusya Devlet Başkanı Medvedev ile yapacağı görüşmeler, büyük olasılıkla Azerbaycan açısından yeni yol haritasını belirleyecek önemli gelişmeler olacak. Bakalım, ne sonuç çıkacak?

   Yandaş basının bu konuda nasıl bir bilgilendirme (!) içinde olduğu konusunda da bir örneğimiz var.

   Rusya'nın Ergenekon’u kullandığını ileri süren Laçiner, hükümetin başı ne şekilde derde girerse girsin bundan yarar uman bir takım insanların bulunduğuna dikkat çekti. Rusya'nın asıl hedefinin Azerbaycan'daki Türk okulları ile işletmelerini kapattırmak olduğunu savunan Laçiner, Türkiye'nin Ermenistan ile yaptığı müzakereler konusunda kamuoyunu bilgilendirmemesinin de hata olduğunu vurguladı.” (…) (Yorum: Bir kısım Gülen okulunun Amerikan ajanlığı nedeniyle kapatılmasının üzerini yine Ergenekon adı verdikleri canavarla örtüyor olmasınlar!)

   Azerbaycan ilişkilerinin gerilmesinde Ergenekon yapılanmasının rolüne yönelik bir soruya Laçiner: “Ergenekon da bu işin içerisinde bir yerlerde var. Açıkçası Ergenekon çeteleşmesi içerisinde bir takım isimler Rusya ile omuz omuza, dirsek dirseğe çalışıyorlar. Dolayısıyla Rusya onları kullanıyor. Rusya'nın onları kullanmasına ilaveten Ankara'daki hükümetin başı ne şekilde derde girerse girsin bundan yarar, medet uman bir takım insanlar da var. Türkiye'deki bazı grupların Bakü'de uzantıları var. Onlar gazetede çıkarıyor, televizyon vs yayınlar da yapıyorlar. Çeşitli gazetelerin içerisinde de yer alıyorlar. Yalan, tamamen hayal ürünü, iki ülke ilişkilerini baltalamaya dönük provokatif haberler yapıyorlar.” (Cihan)

   Devletin resmi kanalında başlayan Ayrılık adlı bir dizi var. Türkiye’de filmlere bile harcanmayan müthiş bir prodüksiyon ve masrafla çekilen dizide; Gülen okullarının öneminden, Rusya’nın aramızı bozmaya çalıştığı vs. dile getiriliyor veya ima ediliyor. Dizinin oyuncularından birisi de Fethullahçılığı ile tanınan Ahmet Özhan.

   Yandaş (Gülenci) basın ve AKP’nin (bir zamanlar devletin olan) resmi yayın organı TRT’nin halkı nasıl yönlendirdiğini iyice ele almak gerekiyor. Meseleyi Ergenekon ve Rusya sathında tutup, AKP’nin Azerilere yaptıkları ve Amerika’nın bölgedeki varlığı göz ardı edilmek isteniyor. ABD’nin son dönemde Kafkasya üzerinde oynadığı oyunları hasıraltı edip, olayı tamamen Rusya üzerine yıkmaya çalışmak, bilgilendirme değil, yönlendirmedir. Dezenformasyon, tam sürat yani!

   Tarihsel ve kültürel kardeşimiz olan Azerbaycan’a karşı alınan tutum, Erdoğan’ın Azeri vekillere fitneci yakıştırması yapması vd. kabul edilemez. Türkiye’nin barışçı bir siyasa izlemesi ve özellikle komşularıyla iyi ilişkiler geliştirmesi, bizim için çok önemlidir. Bize barıştan yana olmadığımız eleştirilerine karşı diyebilirim ki Ankara-Erivan arasında ve tamamen ulusların karşılıklı iyi niyetlerine dayanan görüşmelerin gerçekleşmesine en ön safta destek vereceğiz. Lakin Ermenilerin 1915 olaylarında olduğu gibi, onun bunun oyuncağı olması ve Türkiye’nin kardeş ulusu Azerbaycan’ı göz ardı etmesi kabul edilebilir değildir. Böyle sürerse; Ermeniler, ilk başbakanları Ovanes Kaçaznuni’nin 1923 Parti Konferansı’na sunduğu raporda belirtildiği gibi yine aldanan; biz de kardeşimizin hakkını çiğnetip, emperyalizme hizmet etmiş olan bir millet olarak kalacağız. Son söz olarak; bizim dış politikamızı vurgulamak gerekirse, Atatürk’ün 1921’deki sözlerine dönmek yeterlidir:

   Dış siyasetimizde başka bir devletin hukukuna tecavüz yoktur. Ancak hakkımızı, hayatımızı, memleketimizi, namusumuzu, savunuyoruz ve savunacağız.”

   Dayancınız için teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

 

Emrah.Ozdemir@PolitikaDergisi.com

 

 

[Bu yazı, Politika Dergisi Sayı 14’te yer almıştır. Tüm fazladan özellikleri ile özgün sayıyı indirmenizi öneririz. Sayı 14’ü indirmek için buraya tıklayınız. ]

 

Yorumlar

tebrik ederim, güncel açıdan

Mayıs 15, 2009 Gönderen: mevlüt inanç gürsel (doğrulanmadı), 2 yıl 37 hafta önce
Yorum No:820

tebrik ederim, güncel açıdan başarılı bir yazı.

ayrıntı: ayrılık dizisinde fethullah gülenin çocuğunu tedavi ettiğini iddia eden adamın eşi zeynep tokuş da var.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Sitemizin Güvenliği için Lütfen Aşağıdaki İki Kelimeyi Aralarında Bir Boşluk Bırakarak Yazın (Reklam Mesajlarını ve/veya Sahte Kullanıcıları Engellemek içindir). Sitemize üye olan takipçiler Captcha uygulamasından muaftır.

Kullanıcı Girişi

Tüm politika kitabı fırsatları için tıklayın !

Facebook Sayfamız

Anket

Türkiye'nin Mevcut Dış Politika Anlayışını Beğeniyor musunuz?:

Emrah ÖZDEMİR Makaleleri

Önemli Uyarı

   Politika Dergisi İnternet Sitesi en iyi aşağıdaki tarayıcılarda çalışır. Belirtilen link üzerine gelip lütfen tarayıcılardan birisini indiriniz ve bu tarayıcı ile sitemizi ziyaret ediniz:

Yeni Kayıtlı Okurlar

Yazını Yaz, Yazar Ol!

Dergimizde sizin de yazılarınız yayınlanacak.

Detaylar için Tıklayın.

Okur Temsilcisi

Okur Temsilcimize Ulaşmak için

Tıklayın.

En Son İçerikler

Politik Kütüphane için kaynak önerilerinizi bağlantı adresi ile birlikte Kutuphane@PolitikaDergisi.com adresine e-posta göndererek belirtebilirsiniz.

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes