İçeriklere Git

Madalyonun Arka Yüzü: EXPO 2015 İzmir

Nisan 23, 2008 Gönderen: Bilgin TÜRK

Yazıcı-dostu sürümSayfayı gönder..

 

   Bütün İzmirli yetkililerin, Büyükşehir belediye başkanından, valiye, Dışişleri bakanlığından, Cumhurbaşkanı’na kadar h<erkesin peşinde koştuğu 31 Mart günü Paris’te oylanan ve İzmir’in büyük bir şansla kaybettiği EXPO, aslında kentimiz ve ülkemiz için bir şans değil, büyük bir tehlikeydi.

*EXPO ilk kez 156 yıl önce 1851'de, sanayi devriminin ilk yıllarında İngiltere'de düzenlendi. Bu fuarda ilk telgraf sergilendi.

*EXPO 156 yılda 63 kez yapıldı, 6 ay boyunca açık kalıyor.

*EXPO, Exposition’ın kısaltmasıdır. Exposition’ın Türkçe karşılığı “Sergi”dir. EXPO’lar, “Dünya Sergisi” ya da “Dünya Fuarı” olarak da adlandırılır.

*EXPO’lar birer ticari fuar olmaktan öte eğitsel amaçlı birer tema ve kültür etkinliği olarak anılmaktadır. Bu tema ve kültür etkinlikleri; teknoloji, yenilik ve doğaya uyum gibi evrensel konuları hedef alarak tüm dünya ülkelerinin kültürel mirasları ile geleceğe yönelik beklentilerini harmanlamaya yöneliktir.

EXPO 2015 İzmir için Tema;                          

   3 Mayıs 2006 tarihinde, BIE nezdinde gerçekleştirilen resmi başvuru ile sağlık genel çerçevesine oturtulan “Daha sağlıklı bir dünya için yeni yollar ve herkes için sağlık” temasının benimsendiği belirtilmiştir.

   “Yaşam Kalitesi”   “Herkes için sağlık” “Sağlıklı Yaşam”,  Sağlıklı Toplum”, “Uzun Yaşa, Sağlıklı Yaşa” “Uzun Yaşa, Kaliteli Yaşa” gibi konu başlıkları üzerinde çalışılarak alt tema başlıkları belirlenecektir.

Tema doğrultusunda;

   EXPO 2015 İzmir için oluşturulan şirketler birliği (konsorsiyum) İZEXPO tarafından Ünlü mimari tasarım firması Albert Speer 'a sipariş edildi.

Ve bu 100 Alman mimardan oluşan ekibin gerek proje hazırlanmadan önce gerek hazırlandıktan sonra İzmir’e hiç gelmemiş olmaları da ayrı bir merak uyandırıyor.(1)

Almanya’daki firmada 100 kalifiye personel çalışacaktı.

Albert Speer kimdir?                                                      

“Hitler’in Berlin’i yeniden yaratması için görevlendirdiği ünlü mimar Albert Speer’ın oğlunun adı da Albert Speer.  Türkiye 'de başka yatırımları da var. Örneğin Sinpaş için yeni bir İstanbul yaratıyor. Speer’ın Küçükçekmece’de 1060 dönüm arazi üzerinde gerçekleştireceği yeni İstanbul’un da Boğaz’ı, Haliç’i, yalıları ve asma köprüleri olacak. Boğaz ve Haliç’in de teknelerle dolaşılacak, asma köprülerinden ise araçlar geçilebilecek. Boğaz’ın her iki yakasında birbirinden farklı mimariye sahip 40 yalı bulunacak. Proje, 550 metrekare inşaat alanıyla Türkiye’nin en büyük konut projesi olacak.

   Hannover  EXPO (2000) alanını da düzenleyen firmanın birçok başarılı çalışmada imzası var.” (2)

   Dünya Fuarları resmi sitesinde Albert Speer böyle tanınırken aslında, baba Albert Speer’a bakmak gerek;

“Albert Speer (tam ismi Berthold Konrad Hermann Albert Speer)

   İkinci Dünya Savaşı boyunca Alman Silahlanma Bakanlığı yapmıştır.      

   Modern görüşlere sahip başarılı bir mimar, Nazi Partisi’ne ilk katılanlardan, Hitler'in yakın dostu.

   1943'de silahlanma ve üretim işlerini devralmıştır. 1944'de, Almanya müttefik bombardımanı altındayken silah üretimini iki katına çıkartmak gibi inanılması zor bir başarıya imza atmıştır.

   Savaş sonunda yargılanarak 20 yıla mahkûm edilmiştir.”(3)

   AS&P(Albert Speer and Partner) Mimarlık ve Planlama Bürosu tam olarak ne olduğu bilinmeyen içine kapanık bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Yine AS&P Türkiye’de birçok yatırım yapmakta. Özellikle İstanbul’da ‘Sinpaş’ projesini gerçekleştirmektedir.(4)

Nedir Sinpaş?

   Sinpaş, adını koyduğu “Yeni İstanbul” projeleriyle, Küçükçekmece’de 1060 dönüm arazi üzerinde gerçekleştireceği yeni İstanbul’un da Boğaz’ı, Haliç’i, yalıları ve asma köprüleri olacak. Boğaz ve Haliç’in de teknelerle dolaşılacak, asma köprülerinden ise araçlar geçilebilecek. Boğaz’ın her iki yakasında birbirinden farklı mimariye sahip 40 yalı bulunacak. Proje, 550 metrekare inşaat alanıyla Türkiye’nin en büyük konut projesi olacak. (5)

   Sinpaş halka arz adı altında %66 oranında yabancılara verildi. 2007–06–18 Bugün gazetesinin haberinde;  “Sinpaş, halka arz edilen hisse senetlerinin yüzde 66`sının yabancı, yüzde 34'ünün de yerli yatırımcılara dağıtıldığı bildirildi. Açıklamada, Sinpaş GYO halka arzına, 3 bin 891 yerli yatırımcı ve 50 yabancı fon olmak üzere toplam 3 bin 941 yatırımcıdan toplam 114 milyon 714 bin 319 lot talep geldiği, böylece yurt dışı talebin, yurt dışına ayrılan tahsisat miktarının 2 katının üzerinde, yurt içi bireysel talebin ise bedel iadelerinin talebe dönüşmesi ile birlikte tahsisat miktarının 1,14 katı olarak gerçekleştiği belirtildi.” Diyerek halka arzı anlattı.

   Yine aynı haberde; “Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik yeni ortakların sağladığı gücü büyük ölçüde yeni projelerde kullanacaklarını ve İstanbul ile birlikte Bursa, Ankara, Adana, İzmir gibi diğer gelişmiş şehirlerde de yatırımlar gerçekleştirmeyi istediklerini belirtti.”

   Peki, Sinpaş nerede yapılanıyor? Küçükçekmece, Boğaz ve haliç kıyıların da birde projeyi tanırken asma köprülerden bahsediliyor. Bir rant alanı olarak AKP’nin İstanbul’a 3. köprüyü yapmaya çalıştığı alanı imarlaştıran Sinpaş projesi. Şimdiden İstanbul’daki 3. Boğaz Köprüsünü hangi şirketin yapacağını da göstermiş oluyor.

 

Biz gelelim EXPO adı altında kentimizde yapılacak projeye;

   İnciraltı’daki EXPO alanına teleferik hattı, 35 bin kişilik Ay-Yıldız Tiyatrosu ve dev kule yapılacak. Feribot iskelesi, suni göl, köprüler, seyir tepesi, sergi pavyonları, 103 restoran ve bin 500 konutluk köy kurulacak.

*Ay-Yıldız Tiyatrosu: Ay şeklinde 2 bin kişilik oturma düzeni ve yıldız şeklinde bir kule inşa edilecek. Burada her gün konserler, gösteriler, şovlar olacak.

*10 bin kişilik amfi tiyatro yapılacak.

*103 restoran olacak.

*1000 satış noktası bulunacak.

*Toplam 35 bin etkinlik yapılacak.

*Bin 500 konutluk EXPO köyü ve çocuklar için özel bir ev kurulacak.

*EXPO Gölü: 120 dönüm olacak. İçinde teknelerle tur atılacak, çeşitli su etkinlikleri yapılacak.

*EXPO Tepe: 65 dönüm alana ağaçlıklı yeşil tepe oluşturulacak. Burada restoranlar ve dinlence merkezleri yer alacak.

*EXPO Parkı ve Bahçeleri: Yaklaşık 200 dönüm alan ağaçlandırılıp çimlendirilecek.

*Teleferik hattı: EXPO alanının üzerinden, bölgeyi kuşbaşı izleme imkânı yaratacak.

*EXPO bittikten sonra kent, Kültürpark’ın 5 katı büyüklükte, New York’taki Central Park ya da Londra’daki Hyde Park gibi bir alan kazanacak.

*Ülke pavyonları kongre ya da araştırma merkezlerine müzelere dönüştürülecek.(6) 

Proje’nin yapılacağı alanlardaki gizli oyunlar

   Proje’yi ilk önce Alsancak Limanı arkasına yapmaya çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde kalan 500 hektarlık liman arkasını “gökdelenler bölgesi”ne dönüştürerek 10 milyar dolarlık gayrimenkul yatırımı elde etme peşine düşerken, projenin tam bir yağma projesi olması dikkat çekiyor.(7)

Patronlara “yatırımcı sepeti”

   Kocaoğlu, Nazım İmar Planı ile kentin geleceğini şekillendirdiklerini söylerken, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk etapta 8–10 arsa sahibi, yatırım için arayış içine girdi. Otel yapmak isteyen, iş merkezi yapmak isteyen, alışveriş merkezi yapmak isteyen çok. Bu çalışmadaki amacımız, yatırımcıya, geldiklerinde sunabileceğimiz bir yatırım sepeti hazırlamak. İzmir’e Çin’den, Amerika’dan yatırımcı geldi diyelim. Otel yapmak istiyor ama planlanmış otel yeri yok, hastane yapmak istiyor planlanmış hastane yeri yok. Bu altyapı yok. Biz bu eksikliği gidermeye çalışıyoruz.”

   Liman arkası bölgesiyle ilgilenen yatırımcıların, özellikle İş Bankası, Kula Mensucat, Petrol Ofisi, Turyağ, Piyale ve Tariş’in arazileriyle yakından ilgilendiği ifade edilirken, bölgeye gayrimenkul yatırım gerçekleştireceğini açıklayan ilk şirketin İngiltere kökenli Comberceli olduğu belirtildi. Kocaoğlu’nun yağma planı olan “cazibe merkezi İzmir” projesinde İnciraltı ve Yarımada da önemli yer tutarken, buraların da ekonomik boyutuyla toptan ele alınacağı belirtiliyor. Büyükşehir Belediye Başkanlığı’yla beraber İzmir Valiliğinin de projeye onay verdiği belirtiliyor.(8)

   İzmir’in son üretim fabrikaları olan Turyağ, Piyale ve Tariş EXPO adı altında yok edilip tamamen dışa bağımlı hale getirilmek istendi.

  Bu şirketler özellikle AKP hükümeti döneminde önce suni zararlara uğratıldı. Hükümet tarafından bilerek devletin bu kuruluşlara olan borcu ödenmedi. Bu borçlar ödenmeyince zarar yapan bu kuruluşlar sonra ‘Özelleştirme’ adı altında peşkeş çekildi.

   Tariş Ege’nin birçok yerine dağılırken, Turyağ bir kısmını İstanbul’a taşıdı. Kalan %70 çalışma oranıyla zar zor İzmir de tutunmaya çalışıyor. Ancak AKP bu fabrikaları bitirmek için elinden geleni yapıyor. En son EXPO adı altında bu fabrikaların arazilerine göz dikmişti. İzmir’i bir rant ve yağma alanına çevirmeye çalışan EXPO aslında hedefinden çarpıtılarak kamuoyuna anlatıldı.

   Bu noktada 2 Ocak 2008’de Sol gazetesine röportaj veren Doğal ve Kültürel Çevre İçin Yaşam Girişimi Sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu’nun inanılmaz açıklamalarına bakmak gerek.

   Karaçorlu, “Teması sağlık olan EXPO 2015 İzmir’de, beş yılda bir yapılan, sergilerden birisidir. Oysa ülkemizde ve kentimizde EXPO 2015 İzmir ile ilgili olarak yürütülen tanıtım kampanyalarında, temanın ve serginin içeriğinin dışında, kentimizde kentsel, sosyal ve ekonomik dönüşümler olacağı vurgulanarak, toplum bir kez daha yanıltılmaktadır. Bunun nedeni, EXPO 2015 İzmir ile ilişkilendirilerek dayatılacak olan, planlama ilkelerine ve toplum yararına aykırı projelere toplumsal kabul zeminini yaratmaktır. EXPO 2015 İzmir ile ilişkisi olmayan ve kentin gelecek planlarında bulunmayan, bu inşaat rantını temel alarak dayatılan projeler, EXPO 2015 İzmir’i bir Truva atı gibi kullanmak istemektedir. Gündeme getirilen ve dayatılmak istenen, plan değişiklikleri ve projeler bunun açık örneğidir.”diyerek arka taraf da oluşturulmak istenen rant alanlarına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.

   Yine Karaçorlu; “İzmir kentinin tek ve en büyük yeşil alanı olan İnciraltı’nın önemli bir bölümünü, alandaki bölge planını ve İzmir nazım planını, koruma kararlarını yok sayarak, EXPO 2015 İzmir alanı olarak dayatılan ve böylelikle yapılaşmaya açılan, kültür ve turizm bakanlığının yasadışı plan değişikliği, bu rant dayatmalarının ilkidir. Hemen sonrasında da, İnciraltı’nın yakın çevresinin yapılaşmaya açılması girişimlerinde bulunulması ve kentin ulaşım kararlarında olmadığı halde, EXPO 2015 İzmir için, İnciraltı ile Tuzla arasında tüp geçit projesinin gündeme getirilmesi, bu kampanyanın, inşaat rantına dönük özünü, açık olarak ortaya koymaktadır.” İzmir’in yeşil alanlarının tahrip edileceğini gündeme getiriyor.

   Karaçorlu; “Yine, EXPO 2015 İzmir’in ihtiyacı olan yol, otel, iş merkezi yatırımları aldatmacası ile yasadışı kordon otoyolu ya da tüp geçidi gündeme getirilecek; kaçak katları için yıkım kararı çıkan yasadışı Ege Palas oteli, koruma kurulu aracılığı ile ya da özel yasalar ile yasallaştırılmaya çalışılacak; kentimizin kamu arazisini işgal eden yasadışı dünya ticaret merkezine inşaat ruhsatı verilmeye çalışılacaktır. İl özel idaresine ait Balçova termal alanının, aynı gerekçelerle yüksek katlı yapılaşmaya açılması dayatılırken; yasadışı kültür park, yeraltı otoparkı ve Gümrük Pier, yasallaştırılmaya çalışılan diğer parçalar olacaklardır.” İzmir de yaratılacak rant alanlarını göstermekle kalmıyor. Ege Palas oteli gibi yasadışı yapılarında korunacağına dikkat çekiyor.

   Karaçorlu hukuk ve bilim dışı bu uygulamalara karşı çıkarak, “Bu bilim ve hukuk dışı, kentimizin planlama kararlarına aykırı girişimler, ya il genel meclisi, belediye meclisleri, bakanlıklar ve koruma kurulları kararlarıyla ya da özel yasalar ile gerçekleştirilmeye çalışılacaktır. Yani, EXPO 2015 İzmir aldatmacasının, Truva atı ile kentimizin bu güne kadar emek verilmiş planlama kazanımları, bilimin ve hukukun kararları, birer birer yok edilmek istenecektir.”(9) sözleriyle hukukun göz ardı edileceğini belirtiyor.

   Karaçorlu İzmir’e gelecek olan felaketi böyle anlatırken, EXPO için bütün dünyanın gözü üstünde aldatmacasına karşı;

“EXPO 2015, İzmir, böylesine yanlış yer seçimini ve beraberinde dayatılmak istenen yanlış plan kararlarını ve hukuk dışı projeleri içermemiş olsaydı bile, bölgemizin ve kentimizin gelecek planlarında öngörülmeyen yapısı ile kentimizin tüm altyapısına ve ulaşımına yeni yükler getirecekti. 1984 New Orleans sergisinin, kentin bütçesinin yıkımı ile sonuçlanması, 2000 Hannover sergisinin, ziyaretçi sayısının beklenenin altında kalması gibi, yakın dönem EXPO sonuçları, uluslararası kapitalist sermayenin bu ideolojik aracının artık zayıflamakta olan etkinliğinin yarattığı ağır yükün açık örnekleridir.

   Uluslararası kapitalist sermayenin, bu ideolojik sergi aracının, ülkemize ve kentimize getireceği yüklerin sonuçları bilinmesine rağmen, ülkemize ve kentimize dayatılması, bu Truva atının ipini çekenleri tarih önünde sorumlu kılacaktır.”(10) sözleriyle çok güzel bir cevap veriyor.

 

 EXPO adı altında evlerimize göz dikti

   “Proje kapsamında İzmir’i yeniden inşa edeceğiz” yalanıyla birçok vatandaşımız evlerinden edilmek istendi. Bunun üzerine Sol gazetesi evlerine göz diken insanlarımızla röportaj yaptı. İşte ‘O Röportajı’ olduğu gibi sizlerle paylaşıyorum;

soL: EXPO 2015 hakkında bildikleriniz nelerdir?

Ayşe Şahin: Bir yıl öncesine kadar duymuşluğumuz bile yoktu, son bir yıldır ise İzmir’in gelişmesi için yapılmakta olan bir yapılanma olarak biliyorum. Bu nedenle de evimizden çıkartılıyoruz.

Ümit Karahan: Kentsel dönüşüm olarak biliyorum, uluslararası bir fuar için İzmir yeniden düzenleniyor. Kent merkezleri, mahalleler, tarihi mekânlar yeniden yapılandırılıyor.

Aslına bakarsanız EXPO 2015 hakkında kapsamlı bir bilgiye sahip değilsiniz sanırım bu nedenle EXPO 2015 ile nasıl karşılaştığınızı ve hayatınızda nasıl bir değişime yol açtığını anlatabilir misiniz?

Ayşe Şahin: Vallahi ben 74 yaşındayım. Bu EXPO denen şeyi bir yıl önce belediyeden gelen memurlardan kaleyi (yani evimizin olduğu yeri) boşaltın dediklerinde duydum. Başta buraların düzeltileceği için boşaltın dediklerini sandık. Evimizin olduğu yerde ciddi bir toprak kayması sorunu var. Her yıl birkaç ev bu nedenle çöküyor aslında pek çok sorun var. Ulaşım, kirlilik, elektrik, su gibi... Bundan dolayı başta buraların yapılacağını sandık, sevindik. Sonrasında öğrendik ki planlanan başkaymış. Evimize göz dikmişler. Bizlere üç beş kuruş para verip çıkın buralara oteller yapılacak dediler. O zaman öğrendik ki EXPO bize göre bir şey değil.

Ümit Karahan: Bizimki de benzer bir durum. Yalnız oturduğumuz yer farklı, biz Kahramanlar’da oturuyoruz. Burası da pek çok açıdan sorunlu bir semt, ancak gelir düzeyi bizim gibi asgari ücretin altında olan insanlar için uygun bir yer. Bu nedenlerle bir yıldır sürekli evden çıkartılma korkusu yaşıyoruz.

Son olarak EXPO 2015 ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Ayşe Şahin: Evimize göz dikti bu EXPO denen şey, boynu kırılsın diyeceğim ama boynu yokmuş (ilk duyduğumda yabancı bir adam sanmıştım.) Allah’ından bulsun diyeceğim ama sanırım o da yok. Ne desem, ne ye kızsam şaşırdım ama olmazsa şu EXPO, evimizden yurdumuzdan da olmayacağız.

Ümit Karahan: Valla bu sistemin suyu çıktı. Dün UNIVERSIADE, bugün EXPO, yarın başka bir şey böyle projeler ile elimizden alacaklarını aldılar. Kimin yararına olacak, kime hizmet edecek bilemiyorum ama bize yaramayacağı kesin.”(11)

   Yukarıdaki röportajda olayın düzmece olduğunu ne ben ne de büyük bir emek verip bu röportajı yapan Sol gazetesi değil halkımız söylüyor. Yani durum ayan beyan ortada, insanlarımızın nasıl mağdur bırakılacakları açıkça görülüyor.

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin EXPO’ya açtığı dava neredeyse yok sayıldı.

   Şehir Plancılar Odası, EXPO için imara açılman İnciraltı’nın imar kanunu ve imar mevzuatına aykırı olduğu gerekçesi ile Temmuz ayında yapılan itirazlara cevap gelmedi. Bunun üzerine, oda yasal süreç içerisinde Danıştay’a başvuruda bulundu.(12)

   Tarım İl Müdürlüğü’nün 20.07.2005 tarihinde hazırladığı bölgeye ilişkin raporda “Tarım dışı amaçla kullanılamaz” dediğini ifade eden Şehir Plancıları Odası, davaya konu olan planda, fuar alanı olarak gösterilen yerin ikinci ve üçüncü derece doğal SİT alanı olduğunu belirtiyor.(13)

   Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi dava için basın açıklamasında; “Çevre Düzeni Planı Değişikliği olarak tanımlanan başlık ve kapsam, 3194 sayılı İmar Kanunu ve imar mevzuatına aykırıdır. Değişikliğin getirildiği alanda mevcut bir Çevre Düzeni Planı bulunmadığından, değişiklik adı altında yapılan işlemin bir geçerliliği yoktur. Çevre düzeni ölçeğinde geliştirilen kararların, çevresel bir bütünlük gözetmesi gerekmektedir. Mevzii bir karar getiren söz konusu uygulamanın kabul edilir hiçbir tarafı yoktur.”(14)

   İmar kararının bir takım oyunlarla geçirilmeye çalıştığını da belirten Şehir Plancılar odası; "Plan değişikliğinin" bir A4 kâğıdı üzerine anlaşılması zor bir plan tekniğiyle çizilerek, öncesinde yerel birimlerin katılımı sağlanmadan hazırlanarak İzmir'e bilgi için gönderilmiş olması, plan kararlarının alınış biçimi, yöntemi açısından vahim olduğu kadar, plan yapmaya yetkili bir kamu kurumunun ciddiyetiyle de bağdaşmamaktadır.”(15) Diyerek konu hakkında tepkisini dile getirmiştir.

   Yine Oda hukuku ve kanunlarında çiğnendiğini; “İnciraltı'nda "Fuar alanı" olarak tanımlanan alan fiilen tarım alanıdır, tarımsal nitelikli topraklar mevcuttur. Nitekim İl Tarım Müdürlüğü'nün 20.07.2005 gün ve 1757-7266 sayılı yazısı ile söz konusu alanın "tarım dışı amaçla kullanılması" uygun görülmemiştir.”(16)

   Diğer başka noktaysa;

  “2. ve 3. Derece Doğal Sit Alanlarında getirilen "Fuar Alanı" kullanım kararı için, 3386 ve 5226 sayılı yasalarla değişik 2863 sayılı yasa gereğince, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'ndan "uygun görüşü" alınmamıştır.

  Yine söz konusu sit alanlarının bir bölümü aynı kurumun 15.02.2007 tarih ve 2084 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescillenmiştir. Bu alan planda gösterilmemiştir.” (17)

   Plan notu içinde çarpıtıcı konulara değinen Şehir Plancılar Odası; "Çevre Düzeni Plan Değişikliği" plan notunda "Ülkemizin EXPO adaylık başvurusunun kabul edilmesi halinde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun uygun görüşü alınacaktır. Yapılaşma koşulları ve kullanım kararları alt ölçekli planlarda belirlenecektir." denilmiştir.  Bu not, Türkiye'nin kent ve bölge planlama literatürüne kara bir sayfa olarak eklenecektir. Olasılıklara bırakılmış böyle bir plan kararı/notu, bölgenin geleceğine ilişkin kaotik bir durum oluşturacak, İnciraltı üzerine ortaya konulan senaryolar ve spekülasyonlar nedeniyle yöreye ilişkin yaratılan yüksek rant beklentileri nedeniyle EXPO adaylık başvurunun kabul edilmemesi durumunda ortaya çıkacak durumun çözümü güçleşecektir.”(18)

EXPO 2015 Tüzel Kişilik Kazandı

   EXPO 2015 İzmir Yönlendirme Kurulu'nun Tüzel Kişilik Kazanması, Gelir ve Harcamaları ile Denetimi ve Tasfiyesi Hakkında Kanun Teklifi, TBMM'de kabul edilerek yasalaştı.(19)

   Yasaya göre, Bakanlar Kurulu kararıyla oluşturulan EXPO 2015 İzmir Yönlendirme Kurulu, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olacak. Yönlendirme Kurulu, yürütme komitesi ile sekretarya, bu kanun ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde faaliyetlerini yürütmeye devam edecek.(20)

   Bu karardan memnuniyet duyan Kocaoğlu, sözüm ona EXPO 2015 tüzel kişiliğinin fuarı açınca gideceğinden bahsetti.(21) Tabiî ki böyle bir şeyin olmayacağı besbelli. EXPO 2015 derneği adı altında birçok dış mihrak ilimize özellikle de ülkemize sızıp kendi ülkemizi bağımlı hale getirme noktasında çalışmalarına son hızla devam edecekler.

İşbirlikçilerin Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin Davasına Karşı Saldırısı

   Danıştay’da dava açan Şehir Plancılarına ilk tepki AKP İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu’ndan geldi.

   İnciraltı’nın EXPO ile birlikte dünya standartlarında bir plana kavuşacağını, projenin İzmir’i ayağa kaldıracağını belirten Tekelioğlu, “Açılan dava tamamen yanlıştır… Hiçbir şartla kabul edilemez. İzmir’in başarısını gölgelemeye yönelik bu tür adımlar bizi çok yıpratır. Şehir Plancıları Odası dava açmak yerine önerilerini de dile getirseler daha iyi olurdu. Niyeti kötü olanların yaptığı bu davranışı kınıyor. EXPO’nun belirlenen yerde yapılması konusundaki kararlılığı sonunu kadar destekliyorum” diye konuştu.(22)

   Bir diğer tepki de Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Tamer Taşkın’dı. EXPO 2015’in alınacağı zaman İzmir’e neler katabileceğinin farkında olmayanların bu tür tavırlar sergilediğini belirten; “Bir takım insanlar şehrin ayağa kalkmasını durdurmaya çalışıyor. Bir masanın etrafında oturup konuşmak yerine hukukun boşluklarından faydalanılmaya çalışıyorlar. Katkı koymak yerine burası için dava açanlar büyük halt etmişler. BİE üyelerinin geldiği, denetim ve incelemelerin yapıldığı bir bölge için bu çıkışlar çok anlamsız. Dünyaca ünlü bir proje için mahkemelere başvurularak katkı koyulamaz. Yaptıkları şehir ve palancılık açısından hiç uygun değil” dedi.(23)

 

Aziz Kocaoğlu da tepki gösterdi.                                        

   Dava, EXPO’yu olumsuz etkiler mi? sorusuna ise, “Bu, davanın seyrine, içeriğine bağlı. Olumsuzluk olacağını zannetmiyorum. Atılacak en doğru adım, tarafların konsensüsü doğrultusunda bir an önce planlama yapılmasıdır. Böylece açılacak dava da düşer” diye konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise “İzmir EXPO hedefine kilitlenmişken ve bu hedefe ulaşmamıza çok az bir zaman kalmışken, kentteki herkesin ve her kesimin üzerine düşen bir görevi yerine getirmesi gerekiyor. Biz bu hedefe ulaşacaksak, hep birlikte ulaşacağız. EXPO’yu ancak birlik ve beraberlik içinde olarak kazanabiliriz.” diyerek herkesi sağduyulu olmaya çağırdı.

   İTO Meclis Başkanı Necip Kalkan ise en sert çıkanlar arasında yer aldı. “Açmasalardı zaten şaşırırdım” diyen Kalkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kent olarak her zaman yaşadığımız bir sorun ile karşı karşıya geliyoruz. Buranın planlanmasına Dış İşleri Bakanlığı ya da Büyükşehir Belediyesi kendi başına karar vermedi. Bu tür çalışmalara sahip çıkmak yerine hep karşı çıkan birbirinin ayağına basan insanlar olarak algılanmaya başlandık. Hepimize zarar verecek çıkışlar gereksiz. İzmir’i sadece şehir plancıları mı yönetiyor.”(24)

   Evet, işbirlikçiler dava büyük bir tepki gösterirken bu işin kaybederse peşini bırakmayacaklarını da aslında belli ettiler.

Emperyalistler ve AKP oyunlarına devam edilecek

   İlimizin vali adını taşıyan Kıraç EXPO’nun kaybedilmesinden sonra İzmirliler´e ´´Bunu siz kazandınız, başarımızı beraber kutluyoruz. İzmir´in takımını kutluyorum. Cumhurbaşkanımız adına herkesi kutluyorum´´

   Kıraç, ´´Pes etmek yok, üzülmeyin, azmimiz artacak. Bu haksız kararı içimize çabuk sindiremeyeceğiz. Hepimize geçmiş olsun. Yeni ufuklara bakacağız.” (25) sözüyle EXPO veya diğer Emperyalist ve AKP oyunlarının devam edeceklerinin sinyallerini verdi.

Bu Emperyalist Oyuna Karşı Dik Durmalıyız!

   EXPO’da istediğini alamayan emperyalist güçler ülkemiz bağımlı hale getirmek, bölmek ve en önemlisi parçalamak için ellerinden geleni yapıyorlar. İçerdeki işbirlikçileri sayesinde her seferinde rahatça hareket eden emperyalistler istedikleri oyunu oynayabiliyorlar.

   Bugün son anda istediklerini başaramayan emperyalistler yarın yine aynı veya daha değişik maskelerle ülkemize gelmeye çalışacaklar. Birçok ‘Sivil Örümcekler’ ve içerdeki işbirlikçiler sayesinde kamuoyunu yanlış oluşturup bizi bu canavarın pençesine atmaktan çekinmeyeceklerdir. Onun için önümüze sözde ‘kurtuluş reçetesi’ gibi sunulan her şeye önce iyice araştırıp ihtiyatlı yaklaşmalıyız. Yoksa, bir başka Kurtuluş Mücadelesi veremeyecek hale getiriliriz.

   Yazımı sonuna kadar okuduğunuz için sizlere teşekkür ederim. Ayrıca duyarlılıklarından dolayı ve bu konuda yalnız olmadığımı gösterdikleri için Doğal ve Kültürel Çevre İçin Yaşam Girişimi Sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu’ya, Şehir Plancılar Odası İzmir Şubesine teşekkür ederim. Yazımı burada bitirirken Ulu önderimizin çok güzel sözüne yer vermek istiyorum:

“Efendiler!

Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Hâlbuki hangi istiklâl vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!“

Mustafa Kemal Atatürk

(Türkiye Büyük Millet Meclisi, 6 Mart 1922)

 

                                                                                          

 

 

DİPNOTLAR

1) Sol günlük siyasi gazetesi 2.01.2008 “Emperyalistlerin Truva atı: EXPO 2015, İzmir” başlıklı habere bkz.

2) “Alman firmanın başarılı çalışması” başlıklı EXPO haberleri Worldsfair2015 bkz.

3) “Albert Speer” kimdir, Vikipedi bkz.

4) İstanbul Sinpaş projesi için resmi sitesi www.sinpas.com.tr. bkz.

5) Yeni İstanbul projesi açıklaması için www.sinpas.com.tr bkz.

6) EXPO projesi hakkında detaylı bilgi worldsfair2015.com bkz.

7) Sol günlük siyasi gazetesi “ ‘Yağma merkezi İzmir’ projesi” 2.01.2008 başlıklı habere bkz.

8) Sol günlük siyasi gazetesi “ ‘Yağma merkezi İzmir’ projesi” 2.01.2008 başlıklı habere bkz.

9) Sol günlük siyasi gazetesi “EXPO 2015,İzmir, Ne İnciraltı’nda! Ne İzmir’de! Ne de başka yerde!” başlıklı 2.01.2008 tarihli yazıya bkz.

10) Sol günlük siyasi gazetesi “EXPO 2015,İzmir, Ne İnciraltı’nda! Ne İzmir’de! Ne de başka yerde!” başlıklı 2.01.2008 tarihli yazıya bkz.

11) Sol günlük siyasi gazetesi “Evimize göz diktiler” başlıklı 2.01.2008 tarihli habere bkz.

12) Sol günlük siyasi gazetesi “İzmir’i talan edecekler” başlıklı 2.01.2008 tarihli habere bkz.

13) Sol günlük siyasi gazetesi “İzmir’i talan edecekler” başlıklı 2.01.2008 tarihli habere bkz.

14) ŞPO’nun basın açıklaması için resmi www.spoizmir.org bkz.

15) ŞPO, “EXPO Planına Dava Açtık.” Başlıklı yazı için resmi sitesi www.spoizmir.org bkz.

16) ŞPO, “EXPO Planına Dava Açtık.” Başlıklı yazı için resmi sitesi www.spoizmir.org bkz.

17) ŞPO, “EXPO Planına Dava Açtık.” Başlıklı yazı için resmi sitesi www.spoizmir.org bkz.

18) ŞPO, “EXPO Planına Dava Açtık.” Başlıklı yazı için resmi sitesi www.spoizmir.org bkz.

19) Haber için “EXPO 2015 tüzel kişilik kazandı!”  Başlıklı www.egeekonomisi.com bkz.

20) Haber için “EXPO 2015 tüzel kişilik kazandı!”  Başlıklı www.egeekonomisi.com bkz.

21) Haber için “EXPO 2015 tüzel kişilik kazandı!”  Başlıklı www.egeekonomisi.com bkz.

22) Tekelioğlu açıklama için “EXPO’ya dava”  başlıklı habere www.izmirlife.com bkz.

23) Tamer Taşkın açıklaması için “EXPO’ya dava”  başlıklı habere www.izmirlife.com bkz.

24) Necip kalkan açıklaması için “EXPO’ya dava”  başlıklı habere www.izmirlife.com bkz.

25) İzmir Valisi Cahit Kıraç’ın EXPO oylaması hakkındaki açıklamaları için EXPO 2015 İzmir Derneği resmi sitesi www.expo2015izmir.org.tr bkz.

 

bilgin.turk@politikadergisi.com

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Sitemizin Güvenliği için Lütfen Aşağıdaki İki Kelimeyi Aralarında Bir Boşluk Bırakarak Yazın (Reklam Mesajlarını ve/veya Sahte Kullanıcıları Engellemek içindir). Sitemize üye olan takipçiler Captcha uygulamasından muaftır.

Kullanıcı Girişi

Tüm politika kitabı fırsatları için tıklayın !

Facebook Sayfamız

Anket

Türkiye'nin Mevcut Dış Politika Anlayışını Beğeniyor musunuz?:

Bilgin TÜRK Makaleleri

Önemli Uyarı

   Politika Dergisi İnternet Sitesi en iyi aşağıdaki tarayıcılarda çalışır. Belirtilen link üzerine gelip lütfen tarayıcılardan birisini indiriniz ve bu tarayıcı ile sitemizi ziyaret ediniz:

Yazını Yaz, Yazar Ol!

Dergimizde sizin de yazılarınız yayınlanacak.

Detaylar için Tıklayın.

Okur Temsilcisi

Okur Temsilcimize Ulaşmak için

Tıklayın.

En Son İçerikler

Politik Kütüphane için kaynak önerilerinizi bağlantı adresi ile birlikte Kutuphane@PolitikaDergisi.com adresine e-posta göndererek belirtebilirsiniz.

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes