Şimdi Tam Zamanı

Yazıcı-dostu sürümSend by emailPDF
Yazar: 
Burak SIRATAŞ

İktidara geldiklerinden beri ülkeyi babalarının çiftliği gibi yönetmeleri ve ipe sapa gelmez konuşmaları nedeniyle bir çoğumuz tamamen AKP'nin arkasından sürüklenirken 26 - 27 Nisan 2008 tarihlerinde gerçekleştirilecek Cumhuriyet Halk Partisi olağan kurultayını lütfen gözden kaçırmayalım.

Bu kurultay hem CHP'nin geleceği açısından hem de ülkenin yaşadığı bu karmaşanın son bulması açısından bir umut ortaya çıkarıyor.

Çünkü ülkenin fotoğrafını çektiğimizde hali hazırda bulunan ve türban faşizmi gibi birçok konuda ülkeyi kaosa sürükleyen AKP'yi güçlü muhalefeti ve öz değerlerini hatırlamış bir CHP durdurabilir ancak.

Evet, AKP'yi ancak CHP durdurabilir fakat CHP artık yoluna Deniz Baykal olmadan devam etmelidir. Deniz Baykal dönemi CHP'de imaj yitirilişine ve başarısızlıklarla dolu seçimler geçirilmesine neden olmuşken kendisine muhalefet edenlerinde partiden uzaklaştırılmalarına kadar varan olaylarla birlikte kendi içinde bir faşizmin doğmasına neden olmuştur. Deniz Baykal görünen o ki partiye güçlü hitabet sanatından ve parti merkezleri önünde birikmiş küskünler ordusundan başka bir şey verememiştir.

Atamız tarafından kurulan CHP bunlara rağmen ve arkasından sürüklediği kitlelerle birlikte acaba başarısız Deniz Baykal'a karşı kendi içinden yeni bir lider çıkartma gücünü gösterememiş midir?

Yoksa partinin sürekli muhalefette kalmasına ve hatta üstüne düşen muhalefet görevini bile yerine getirememesine rağmen CHP'nin içindeki koltuk sevdası ülke menfaatlerinin önüne mi geçmiştir?

Bu soruların cevabı bence herkes tarafından biliniyor. Fakat bazıları nedense susmak ihtiyacı duyuyor kanısındayım.

Önemli bir diğer husus ise demokrasinin savunuculuğunu yapan ve kimsenin demokrasiden nasiplendiğine şüphesi olmayacak böyle bir partinin genel başkanlığına aday olabilmek için üyelerce verilmiş olması gereken ve %20 gibi vahim bir oranı bulması gereken imzalardır. Demokrasi bu imzaların neresindedir?

Parti bu konularda acilen tüzük değişikliğine gitmeliyken insanların aklında "sol" dan uzaklaşmış bir parti hüviyetine bürünmüştür.

Çok açık söylemek gerekirse sol lider partisini kaybetmiş ve yeni bir lider bulamamanın karmaşasını yaşarken meydanı Deniz Baykal'a bırakmıştır.

Yoksa sol partisini değilse içinde sönmek bilmeyen sol ateşini barındıran lider ruhlu insanların ruhunu mu kaybetmiştir?

Bu hafta sonu gerçekleşecek olan seçimlerde kuvvetle muhtemeldir ki yine Deniz Baykal'ı partinin başında göreceğiz. Çekilen fotoğrafta ise küskünlere yine yer olmayacaktır.

Sürekli eleştiren, çözüm önerilerinden yoksun ve Deniz Baykal'ın başında bulunduğu bu politika asla başarıya ulaşamayacaktır.Geçmiş bize bu durumu açıkça göstermiştir.

Çözümse partinin kendi tabanıyla ve küskünleriyle barışmasının ardında Deniz Baykal'ın koltuk sevdasından vazgeçmesinin arkasında saklıdır.

Çünkü bu artık CHP'nin kaderinden daha çok ülkenin geleceği açısından önemlidir.

Hep beraber görelim şimdi neler olacak...


Burak Sırataş

 

iletisim@politikadergisi.com

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Dikkat: Sitemize üye olan takipçiler "Doğrulama" uygulamasından muaftır.