Vukuat Var

Yazıcı-dostu sürümSend by emailPDF
Yazar: 
Burak SIRATAŞ

 

   Saat gecenin 3’ü. Yine sanki uyumamaya yemin etmişçesine oturuyorum. Televizyona bakıyorum, olmuyor. Sağa dönüyorum, olmuyor; sola dönüyorum, olmuyor. En sonunda, aklıma sabah okumaya başlayıp da bitiremediğim gazetem geliyor. Alıyorum elime ve kaldığım yerden okumaya devam ediyorum.

   Sonra, gözüm Can Dündar’ın yazısına takıldı. Yazının başlığı şuydu: “Gencim, Milliyetçiyim, Milletten Şikâyetçiyim”. Bu yazıyı okurken, nereden aklıma geldi bilmiyorum; ama eski bir Türk filmi canlandı zihnimde. Sevgilisi yerde yaralı yatarken kız ona sarılmış, “vukuat var” diye bağırıyordu. İşte, ben de bu yazıyı okuduktan sonra, aslında yazdığı her şeyi çok önceden bildiğim bir gerçeği, araştırmalar sonucunda bilimselliğe dökünce avazım çıktığı kadar, vukuat var, demek istedim. Neden böyle bağırmak istediğimi, yazının ilerleyen bölümlerinde anlayacaksınız.

   Yazı, Ankara Genç İşadamları Derneği’nin bir gençlik araştırması yapmasından bahsediyordu.

   Bu araştırmaya göre; gençlerin kafası karışıkmış, ailelerinden dayak yiyorlarmış ve kendilerine kimi örnek aldıkları sorulduğunda ya “annem” ya da “babam” diyorlarmış. Bu kadarla da sınırlı değil üstelik; aynı gençler, sigara ve içki içiyorlar, en çok askere ve dine güvenmenin yanı sıra siyaseti takip etmiyorlar; ama siyasi görüşlerini “milliyetçi - muhafazakar “ olarak tanıtıyorlarmış.

   Son olarak, aynı milliyetçi gençlerin
% 80’i yurtdışında yaşamak istermiş. Sevgili üstat ise bunun üzerine çok güzel bir şey yazmış. Bunu sizlerle paylaşmak isterim. Can Dündar diyor ki: “Bu milliyetçiler bu oranla en çok ‘yurdun dışını’ seviyorlar”. Güldüm, sonra üzüldüm.

   Bugüne kadar hep benim de içinde bulunduğum gençliğin ümitlerini çalanlara kızdım. Hakkımızı vermeyenlere, bizi apolitik olmaya zorlayan düzene sövdüm. Eğitim hakkımı istedim, düşünce özgürlüğümü kovaladım. Baştakine kızdım, ezilenin yanında durdum; ama yeter artık. Biz gençler sütten çıkmış ak kaşıkçasına isyan duygularımızın sanki sürekli talimini yaparken, aslında şunu fark ettim ki gençliğimizin büyük bölümü ülkesinden vazgeçmiş, hatta ümitlerini kaybetmiş.

   Peki, bu sonuçlarda gençlerin hiç mi suçu yok?

   Aynı gençler, siyasetle ilgilenmez; ama dost ve rakı masalarında mangalda kül bırakmaz. Ülkesi için hiçbir şeye tepki vermez. Tepkisini “kuru kalabalık” dedikleri insanlara verirler; çünkü onlara göre tepki verenlerin, mitinglere gidenlerin bir çoğu aslında niye gittiklerini bilmezler. Boş laf bunlar. Hepsi züğürt tesellisi.

   “Gerekirse toprak verelim” diyen bir gençlik geliyor ya da tam tersi, tarihinde Ermeni soykırımı olduğunu kabul etmişçesine Kürtler üzerinde aynı şeyi denemek, hatta yapmak isteyen bir gençlik geliyor. Solculuğu Kürt sempatizanlığı sanan gençlik, gözümüzün içine sokulurcasına anlatılan ‘68 kuşağının yaptıklarıyla, yaşadıklarıyla, böyle devam ederse, dövülmeye mahkum kalacak.

   Bu ülkenin ne zorluklarla kurulduğunu unutanların; kaç gencin, kaç çocuğun bu ülkenin kurtuluşu adına şehit olduğunu anımsayacaklarını da sanmıyorum ya da ülkesi adına bir şeyler yapmak için verdikleri mücadele sonucunda darağacına gidenlerden biraz olsun ders aldıklarını hiç düşünmüyorum. Ben, tabii ki, ölün, demiyorum ama onların ne için nelerden vazgeçtiğini gözden kaçırmamanızı istiyorum.

   Artık ülkenin adı “yaşamak; yaşadıktan sonra kendi egonu tatmin edecek, bencil isteklerini gerçekleştirecek bir ülke olsun da adı Türkiye olmasa da olur” gençliği geliyor.

   Tabii ki tüm gençlerden bahsetmiyorum; ama yazarken bile sinirlendiğim bir konuda, kendimi içinde bulunduğum gençliğe kızmaktan alıkoyamadım.

   Aslında her şey bu kadar kötü mü gidiyor, bilmiyorum ya da ben mi çok karamsar oldum, onu da bilmiyorum; ama yazdığım her şeyin çevremden edindiğim izlenimler sonucu elde ettiğim gerçekler olduğunu vurgulamak istiyorum.

   Yazacak çok şey var; ama ben gerçekten yazmak istemiyorum. Bir sinirle, bir üzüntüyle, bir çırpıda yazdığım bu yazı; umarım düzenine bakılmadan bazılarımızın uyanmasına vesile olur.

   Saygılarımla.

 iletisim@politikadergisi.com

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Dikkat: Sitemize üye olan takipçiler "Doğrulama" uygulamasından muaftır.