Kürtlerin, Kredi Borcu Ödeyememe “Kültürel Hak ve Özgürlükleri” Korunmalı

Yazıcı-dostu sürümSend by emailPDF
Yazar: 
Serhat KUŞDOĞAN
Yazının Yazıldığı Tarih: 
02.07.2010

Yunanistan borçlarını ödeyemediği için işten çıkartıldı mı?
Ailesi dağıldı mı? AB den ayrıldı mı?
IMF icra takibi ile Yunanistan’a el koydu mu?
Dünya Yunanistan’a VEBALI muamelesi yaparak dışladı mı?
HAYIR!
Türkiye ödeyemeyeceği kadar borç aldı mı?
Aldı.
Türkiye’ye borcunu ödeyemediği için başbakan ve bakanlar işten çıkarıldı mı?
Ödeyemeyeceği kadar borç alıp, ödeyemeyen iktidar partisi Kapatıldı mı?
HAYIR!


Vergi borcunu ödeyemeyen, sigorta primini yatıramayan binlerce burjuva borçlarını sürekli yapılandırırken hiç kimse çıkıp da DUR! Dedi mi?
HAYIR!
Binlerce Ekonomi profesörü ile yapılan ekonomik plan ve bütçeler çöküyor,
Muhasebecisiyle mali müşaviriyle koca koca şirketler borçlarını ödeyemiyor,
Kimsenin sesi soluğu çıkmıyor da,
Memur/İşçi/Esnaf Nuri bey, 3 kuruş kredi borcunu ödeyemeyince VEBALI gibi itilip kakılıyorsa;
Bu ülkede “Din”den, “İman”dan, Allah’ın varlığından, insani haklardan, bireysel özgürlüklerden bahsedebilir misiniz?
Benim ülkem her zaman borç alır ödeyemez, borcunu sürekli erteler veya öteler.
Bu benim halkımın kültürüdür.
Kredi kartı mağdurlarının işsiz/evsiz/ailesiz bırakılarak yok edilmesi;
Bu ülke vatandaşlarının “Kültürel hak ve özgürlüklerinin” baskı altında olduğunun ispatıdır.
Türkçe konuşan ve eğitim alanların kredi borcu yapılandırılıp, erteleniyor da
Kürtçe konuşanların kredi borcu faiz üstüne faiz yiyorsa,
Kürt halkının kültürel hak ve özgürlükleri için mücadele etmek boynumun borcudur.
Çünkü devlet bana da kürt muamelesi yapıyor, borçlarıma faiz üstüne faiz uyguluyor.
Ortalık danışman, müşavir kaynıyor. Her türlü ihale paravan şirketler tarafından götürülüyor. Hiç işe gitmeyen binlerce insanın hesabına çalışıyormuş gibi para yatırılıyor.
Eğer devlet bunları sadece Türkçe konuşan ve eğitim alanlara bir hak olarak veriyorsa,
Kürt halkının kültürel hak ve özgürlükleri için mücadele etmek boynumun borcudur.
Çünkü devlet bana da kürt muamelesi yapıyor, ben iş isteyince asgari ücretten kapı açılıyor.

Kültür, insan eseri olup, insanların oluşturduğu ve birbirinden etkilendiği bir süreçtir. Yani kültür durağan değildir, zaman içinde değişir.
Birey, içine doğduğu kültürel ortamın özellikleri ana-babasından, yakınlarından, arkadaşlarından, okuldan, sokaktan ve iş ortamından öğrenir. Mesela ben doğduğumdan beri Ülkem borç içindedir ve ödeyemez. Bu benim kültürüm olmuş, ben ne yapayım?
Ben sosyalleşme süreciyle içinde yaşadığım toplumun bir üyesi olarak borçlanmak zorundayım. Bu borcu alırken ödeyemeyecek kadar çok almak gibi bir kültürüm var.
Yabancı kültürlerin olumsuz etkisi ve toplumun kendi öz değerlerine yeterince sahip çıkmaması sonucu meydana gelen Büyük borçlar alıp ödeyememe kültürünü, Kültürel yozlaşma olarak tanımlayabiliriz. Ama beni kim yozlaştırdı ona bakmak lazım.
Elindeki ile yetinen, kendi yağında kavrulan Anadolu insanı, maalesef ben doğmadan Kültürel asimilasyona uğramıştır. “Kredi Borcu ödememe kültürü” , devletin kendi eliyle “ayağını yorganına göre uzat” kültürünü, kültürel emperyalizmin hizmetinde asimile etmesi sonucu oluşmuştur.
Artı-değerlerimizi yok eden kredi borcu ödememe kültürünün, Kültür emperyalizmi olarak kaynaklarımızı sömürmesine engel olmak devletin başlıca görevi olmalıdır.
Kültürel hak ve özgürlüklerimizin korunması adına kredi borçlarının ödenemediği zaman yeniden yapılandırılması ve ötelenmesi ANAYASAL kural haline gelmelidir.
Tefeci zihniyetli finans kuruluşlarının, ödeyemeyeceğimiz kadar borç vermek için kapımızı aşındırması, ballı kampanyalar düzenlemesi, bu anayasal kural ile frenlenmelidir.
Asgari ücret her iş kolu için ayrı hesaplanmalı, emek/zaman dengesi kurularak asgari ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Ekonomiden sorumlu devlet bakanının danışman ve müşavirleri ödenemeyen devlet borçları için kredi kartı mağdurlarının bugün tabi olduğu VEBALI muamelesine tabi olması için yasal mevzuat çıkarılmalıdır.
Kürtlerin, kredi borcu ödeyememe “Kültürel Hak ve Özgürlükleri” korunmalıdır.
 

Yorumlar

''Türkçe konuşan ve eğitim

 

Kürt halkının kültürel hak ve özgürlükleri için mücadele etmek boynumun borcudur.
Çünkü devlet bana da kürt muamelesi yapıyor, borçlarıma faiz üstüne faiz uyguluyor.''
 
merhaba serhat bey. kusura bakmayın ama bu yorumunuzu anlayamadım.
yani her türk vatandaşına uygulanan sömürü,borcun onlarca katı faiz,ödenmediğinde icra davası açılması
sadece kürtçe konuşanlaramı ! uygulanıyor diyorsunuz ?
tekrar kusura bakmayın ama ben türkçe konuşuyorum ve bende bir kaç yıldır asgari ücretin biraz üstünde
maaşım olduğu halde onlarca katı borcum var ve faizi ile boğuşuyorum. yasal açıdan ! doğal olarak, tabiiki
ödeyemediğimden faiz üstüne faizi bende ödüyorum. ama hukuk bürolarından bana telefon açıldığında nerelisin ?
diye sorulmadı..hayatımızı huzur içinde geçirebilmemiz için elbette borçlarımızı ödemek üzerimizde bir yük.
ve büyük borçların altından güçlükle kalkan hiç kimse yeni borçlara cesaret edemez.
kapitalizmin bizi sömürdüğü ortada da ,neden kürtçe konuşanlara ayrı muamele yapıldığını düşünüyorsunuz ?
bu sömürü yapılırken, icra mahkemelerinin,yasal olarak alacaklının yanında olduğunu biliyoruz;
ama siz bu mücadeleyi neden kürtlerin mücadelesine çeviriyorsunuz onu anlamadım ?!
 

İrfan Bey , Tavsiye ederim

İrfan Bey ,
Tavsiye ederim bir de bu makeleyi okuyunuz.
http://www.politikadergisi.com/okur-makale/insanin-suyunu-sikip-posasind...

İrfan bey, "her Türk

İrfan bey,
"her türk vatandaşına uygulanan sömürü,borcun onlarca katı faiz,ödenmediğinde icra davası açılması
sadece kürtçe konuşanlaramı ! uygulanıyor "

Bu adamlar dağa çıkoyor? diyorum.

Sorunun genel olduğunu söylüyorsunuz.
Bu ülkede öncelikle, insanların emeğinin karşılığı verilmiyor.
Mevcut yaşam şartlarının devam etmesini sağlamak için insanlar ödeyemeyecekleri kadar borç alıyor.
Bu borcu verenler de, vermelerine yasal zemin hazırlayanlar da ödenemeyeceğini biliyor.

Bu Ülkenin öncelikli sorunu Kredi borçları ve bunların ödenemeyişinin sebebi emeğin karşılığının alınamamasıdır.
Bu Ülkede 30 yıldır öncelikli Devlet meselesi, KÜRT HALKININ KÜLTÜREL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ başlığı altında olduğuna göre...
Ya Devlet gerçek sorunlarla ilgilenmekten kaçıyor. Ya da siz Kürt muamelesi görüyorsunuz, Devlet bu sorunu çözmek için PKK'nın eylemlerinin artmasını bekliyor.

Aramızda kalsın ama galiba devlet size de Kürt muamelesi yapıyor(!) :))

Bu arada Kürtler neyin mücadelesini veriyor?
Mevcut yaşam şartlarının iyileştirilmesini, nasıl sağlamayı düşünüyorlar?
Yoksa, Kürtçe konuşanlara ayrı bir ÖDENEK mi istiyorlar.

önerdiğiniz makaleyi okudum...

 

Emeğinize sağlık, önemli konuları özenle ve zahmetle yazmışsınız…
 
Sömürü üzerine yazdığınız düşüncelerinize zaten katılıyorum. ne demek istediğinizi de çok iyi biliyorum.
Dediğim gibi bende bu baskı altında, adeta kanımın emildiğini de biliyorum.
Sizden ayrıldığım konu, belirttiğim gibi bu sömürünün Kürtçe konuşanlara veya sizin deyiminizle Türkçe konuşsa bile
Bizlere de Kürt muamelesi yapıldığını düşünmeniz.
 
Oysaki bende tam tersi 'Türk’lere ekonomik, psikolojik, siyasal ve çeşitli baskılar yapıldığını düşünüyorum.
Bunu düşünürken de samimiyetle söylüyorum kim hangi dili konuşursa konuşsun Türk milletinin bir ferdidir.
Ben bir Türk olarak sizinde belirttiğiniz ve benimde belirttiğimden daha fazla baskılarla yok edilmeye köle edilmeye çalışıldığımızı düşünüyorum. yıllardır Kürtlere aşılanan budur; 'asla TC.yi tanımayın ( sözde ) hakkınızı Kürdistan verecek !!'
Bu gün ATATÜRK'ün bırakın düşüncelerini, heykellerinin bile yıkılmak istenmesinin nedeni, asıl 'Türklüğün yok edilmek istenmesidir. Aynı bayrak altında, aynı sınırlar içinde aynı haklara sahip olduğumuz insanlar, sizin deyiminizle Kürtçe konuşanlar kendilerini Türklükten, Türklerden soyutlayarak hangi mücadelede başarılı olacağını düşünüyor?
 
Söz konusu ekonomik ve milli bağımsızlık ise, bunu milli karakterimiz esareti, köleliği ucunda ölüm olsa da asla kabul etmeyecek
'Türk milleti' olabildiğimizde başarabiliriz.
Kürtçe konuşanlar gerçekten hak mı arıyor, yoksa eğitim,sağlık,iş imkanı ve diğer haklarımızın zaten ortak olduğunu, ve temel hak ve hürriyetlerinin ne olduğunu bilip araştırıyor mu ?! Araştırıp, adeta beyninin yıkanmasına izin vermemeli.
Türkiye cumhuriyetini parçalayarak, ( sözde ) 'kürt devleti' kurmak isteyen eli kanlı hainlerin gerçekten kürt halkının hakkını !!arayıp aramadığını idrak edebilmeli.
 
Serhat bey siz medenice kaleminizi kullanarak düşünceleriniz yazıyor, kürt halkının hakkını aradığınızı ve bunun içi mücadele etmesi gerektiğini belirtiyorsunuz.
Ben ise 'türk milleti' olmamız gerektiğini söylüyorum. bu gün paraya değil, geleceğimiz için en çok buna ihtiyacımız var.
Borçlarımız ödenir, ama millet olarak parçalandığımızda bunu geri getiremeyiz.
bakın arap ülkesi ırak'a, kuzey ırakta arap kalmadı !
Ortak haklarımızı bile milli berebarlikle arayamıyorsak...
kürtlerin, özellikle türkiye cumhuriyetini bütünlüğünü istemeyen ,kürdistan kurulursa kürtlerin sözde hakkını arayacak eyalet sisteminin ,asıl kürtleri 'resmen köle' olarak kullanacağını size söylüyorum..
Türk milleti, bir bütün olarak bağımsızlık uğruna hayatını feda etmiş, eşi benzeri olmayan bir millettir.
Geçmişimizde açlıktan yokluktan kırılan insanlarımız içinde olduğu durumları düşünmeden 'ya istiklal ya ölüm' demiştir.
Milletimizin içinde bulunduğu bu durumun nedeni milli beraberliği sağlayamadığımızdandır. 
....saygılarımla..
 
 
 
 

Tam Olarak Anlayamadım ama...

Cahilliğimi bağışlayın... Serhat beyin iki yazısını da okudum ama yine de serhat beyin tam olarak ne demek istediğini anlamadım. Sadece serhat beyin irfan beye cevabında şunu demek istediğini tahmin ediyorum. "Kürtlerin dağa çıkmasının sebebi kredi borçlarını ödeyememesidir. Bozuk ekonomik sistem, emeğinin karşılığını alamamış olmasıdır." demek istemiş olabilir. Eğer serhat bey gerçekten de bunu demek istemişse bu durumda ben irfan beye katılırım. Hiç kuşkunuz olmasın aynı şeyleri Türk halkı da yaşıyor ama onlar dağa çıkmıyor. Dağa çıkmak için bunlar bahane olamaz...

Sayın Ümit MİNEL

 

Teşekkür ederim,
 
Burada bir saflık ortaya koyuyor ve Dağdaki insanların neyin mücadelesini verdiğini sorgulamaya çalışıyorum.
Biliyorum ki,
O insanlar da benim bu yazımda olduğu gibi gerçek sorun ile onlara anlatılan mücadele arasında bir uçurum olduğunun farkındalar. Bu Kanlı bilanço anlaşılmazdır.
 
Bana bu kanlı bilançonun haklılığını ortaya koyabilecek insanlık adına bir savı olan varsa dinlemeye hazırım.
 
Arkadaşlar, kültürümüz yozlaştırılıyor, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 60 yıldır asimilasyon uygulanarak, sunni Nurcu dincilik zorla Kültürümüz yerine koyuluyor. Sunni Nurcu Kültür Sömürünün hizmetkârıdır. 110 yıldır Musul-Kerkük petrollerinin Küresel Tekelci Sermayenin kasasına akmasının mücadelesini vermektedir.
 
Kürtlerin %80'i Alevidir, Türklerin özü Aleviliktir. Türkler yüzyıllardır asimilasyona uğramıştır. Kürtler son 10 yıldır asimile edilmek istenmektedir. Türkler ile kürtler arasında Alevilik ortak paydadır ve bu ortak payda bir ayrışma malzemesi haline gelmiştir. Bu işin içinden kimse çıkamaz. Çıkış yolunu baskı ve korku kültüründe görenler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını işsizliğe, Ucuz işçiliğe, Ödeyemeyeceği kadar borç patağında nefessiz kalmaya zorlamaktadır.
(Bu yüzden ben Allah'ın varlığına ve birliğine inanan, herhangi bir din ve mezhebe bağlı kalmayı reddedenlerdenim. İbadetimi de sevabımı da zekâtımı da akıl ve vicdan muhasebesinin bir sonucu olarak yaparım.)
 
Türk veya Kürt önce gidecek Kuzey Irak da insanın değersizliğini görecek. Sonra Ülkesinin kıymetini anlayacak ve öncelikle KREDİ ile çökertme projesine karşı seferberlik düzenleyecek...
 
Son örnek besicilik sektöründe yaşandı. Yılbaşından itibaren besicilik için Kredi ve destek muslukları sonuna kadar açılarak insanlar besiciliğe teşvik edildi. Bugün Bu Kredilerden faydalanan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları iflas eşiğine getirilirken sektör Küresel tekelci Sermayenin eline teslim edildi.
 
Bölgede şii hilaline karşı kurulmaya çalışılan, Küresel Tekelci Sermayenin ileri karakolu Sunni Nurcu Kürt Devleti, Alevi veya yezidi Kürtlerin, Musevi veya Ortadoks kürtlerin "Kültürel hak ve Özgürlüklerini" tanımamaktadır.
Uluslararası antlaşmalara göre, Demokratik seçimlerin yapılabildiği bir Ülkede "Halkların kendi kaderini tayin hakkı" Ülke Bütünlüğü ve Anayasasına karşı hareketler olarak yargılanır. Terör ise Demokratik hakların meşru zeminde kazanılma mücadelesini önleyen bir faktördür. PKK Kürtlerin Kültürel Hak ve Özgürlüklerini meşru zeminde tartışmasına engel olmak, Küresel Tekelci sermayenin dayattığı kültürü bölge halkına zorla kabul ettirmek görevini icra etmektedir.
 
Detaylar önemlidir. Ama sorun detaylarla boğuşarak çözülmez.
Kredi ile borçlandırılan insanlar, ödeyemeyecek duruma zorla getirilmektedir. İşsizlik ve karın tokluğuna işçilik ile halk feodal kültüre hapsedilmektedir.
 
Mücadele;
KREDİYE HAYIR ve KREDİ BORLARINI ÖDEMEYİN sloganı ile başlatılmalıdır.
 
Kredi borcunu ödeyemeyen Devletine nice sadık iş adamı yok edilmiş, dürüst ve çalışkan insanlar işsiz bırakılmıştır. İşsiz kalan insanlar Kredi Kartı ile Feodal kültüre mahkûm edilmiştir.
 
Kürt sorunu nasıl çözülür?
Cevap; Kredi borçlarını silerek ve bundan sonra Kredi kartı ve Kredi vermeyi yasaklayarak çözülür.
Kredi, Kooperatifler aracılığı ile Devlet garantisinde kullanılmalı, teşvikler devlet desteğinde Devlet ile ortaklaşa kurulan işletmelere verilmelidir.
Kredi Kartı ile satış yapan mağazalardan alışveriş yapılmamalıdır.
 
Saygılarımla...

İrfan Bey, "Türk milleti, bir

İrfan Bey,

"Türk milleti, bir bütün olarak bağımsızlık uğruna hayatını feda etmiş, eşi benzeri olmayan bir millettir."

Yürekten katılıyorum.

Sadece,
Gerçek sorunlarımızla mücadele etmek yerine, Yeni Dünya Düzeninin senaryolarını ısrarla sahnelemeye çalışanların kafasına bir sürahi su dökmeye çalışıyorum.

Bu Makaleler aynı fikirleri paylaştığımızı göstermektedir.
http://www.politikadergisi.com/okur-makale/o-ozlemini-duydugunuz-kulture...
http://www.politikadergisi.com/okur-makale/sosyalizmin-bir-ust-asama-old...

Kendinize iyi bakın, saygılarımla

Serhat KUŞDOĞAN

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Dikkat: Sitemize üye olan takipçiler "Doğrulama" uygulamasından muaftır.