Hiç Boyun Eğer Mi İnsan ?

Yazıcı-dostu sürümSend by emailPDF
Yazar: 
BURAK AY
Yazının Yazıldığı Tarih: 
28/10/2010

  

   Karaköy'den vapura binmiştik sevgilimle, güneşli havada Kadıköy'e gidelim dolaşalım diye düşünmüştük.
Umutluyduk ve bol bol umudumuz varken umutlarımızı hayale, hayalden gelecek planlarına çeviriyorduk.
Umutluyduk çünkü dün akşam Abdi İpekçi Spor Salonunda Türkiye Komünist Partisi’nin hazırladığı,''Hiç boyun eğer mi insan!'' adlı etkinliğe katılmıştık.
Geçmişten günümüze boyun eğmeyen insanın, insanlığın destanını izlemiş, ortak olmuştuk.
Türkiye'de yaşayan gençler olarak her gün budanan umutlarımız filizlenmiş salondan güçlü, onurla çıkmıştık herkes gibi.
Güneşli havada tatlı tatlı konuşuyorduk ki Haydarpaşa Garı'na gelene kadarmış bu tatlılık.
Vapur yaklaştı iskeleye yavaş yavaş, çok hafif bir duman çıkıyordu çatının kıyısından birbirimize baktık:
-Bacadan mı çıkıyor? Dedi sevgilim,
Dikkatli bakınca ateşi gördük ve
-Haydarpaşa yanıyor !

15–20 dakika içinde dumanlar çoğaldı ve biz Haydarpaşa’nın yanışını etraftaki herkes gibi izledik ama üzülerek ama kahrolarak.
—“Alış veriş merkezi yaparlar şimdi rahat rahat'' diyerek sitem etti kız arkadaşım. Ben onun kadar sakin olamadım ve artık ağzıma ne gelirse...
Bu ülkede yirmi dört saat umutla yaşamayacak mı insan? Diye geçirdim içimden. Hâlbuki ne güzel planlar kuruyorduk tam da şimdi. Kara dumanlarla
buluşmanın sırası mıydı? Geleceğimizin tutuşup yanması ne acı ne üzüntü verici, hâlbuki dün akşam salonda ve salondan çıkarken, sabah buluşurken, vapura yetişmeye çalışırken, vapurda oturup kız
kulesinin önünden geçerken ne de güzel, ne de pırıl pırıldı zihinlerimiz.
—“Çek çek abi Facebook'a koyarız. Haydarpaşa yanıyor hahahaha...'' Böyle cümleleri duymak zorunda mıydık?
Dün akşam haykırılıyordu salondan etrafa:
-Sovyetler Birliği çökmüştü, yıkılmıştı nasıl olur, biz insanlık için nasıl olur... Olsun be olsun yıksınlar. Daha iyisini yaparız, yıkılmamacasına,
daha iyisini yaparız, daha iyisini yaparız...
Hâlbuki dün çıkar çıkmaz aklımdaydı.''Otururum büyük bir zevkle yazarım boyun eğmeyen insanın destanını'' diye...
Nerden bilebilirdim kara dumanlarla karşılaşacağımı...
Bu ülkede insan yirmi dört saat  umutla yaşayamayacak mı?
 
Burak AY
PolitikaDergisi.com

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Dikkat: Sitemize üye olan takipçiler "Doğrulama" uygulamasından muaftır.