Yazının Yazıldığı Tarih:
20.01.2012
Türkiye, “yerli otomobilini” yapmaya hazırlanıyor...
Başbakan Erdoğan, Türk girişimcisinin desteğini alabilmek, Türk girişimcisini teşvik etmek için “babayiğit” arıyordu...
KOÇ Grubu adına Sn. Mustafa Koç’un...
Günlerdir süren açıklamalarını okuyoruz...
Bir soru ile başlayalım. Batının gözünde Türkiye nedir? Bizi seviyorlar mı? Bize saygı duyuyorlar mı?
Bu sorulara kendimizi kandırmadan, dürüst bir şekilde cevap verelim.
Gerçi “cevap verelim” diyoruz da verebiliyor muyuz? Buna yüreğimiz yetiyor mu?
Atatürk karşıtlığı hatta düşmanlığının bugüne kadar ki en büyük dışavurumlarından biri İsmet İnönü’ye saldırmaktı. Doğrudan Ulu Önder’e söz söyleme cesareti olmayan kimi Atatürk düşmanının seçtiği yol buydu. Tabi bugünlere dek…
Ufak ufak yükselmeye başlayan ve artık doğrudan Ata’yı hedef alan ‘Mustafa Kemal karşıtı’ sesler, bugün gazete sütunlarında ve televizyon ekranlarında açık açık yer almakta ve eleştiri boyutu ile yakından ilgisi olmayan iftira ve yalanlarla bezenmektedir.
Grevler KKTC’de ana gündemi oluştururken ve dikkatlerimiz de daha çok elektrik kesintisi nedeni ile yaşanmış olumsuzluklara yönelmişken, Kıbrıs Adası'nın kaderi II. Greentree zirvesinde daha da belirgin bir hale gelmeye başladı.Bu zirvede Türk tarafının başarılı olduğu, Cumhurbaşkanı Eroğlu ve müzakere ekibinin görüşmeleri, tarafların içinde bulunduğu tüm siyasi dengesizliğe rağmen başarılı ve Türk tarafının istediği hedefe doğru götürdüğü kesin.
- Beni görmek demek, zorunlu olarak yüzümü görmek demek değildir. Benim düşüncelerimi anlıyor, duyduklarımı duyuyorsanız, bu yeterlidir! Böyle demiş Türk milletinin büyük “Ata”sı ve hemen ardından da eklemiş:
- Türk milleti zekidir...
Bu büyük adam öteki dünyaya göçtükten sonraki süreçte de zekâsı her geçen daha gelişen “necip” Türk milleti, yaşanan her dönemin koşullarına özgü, birden çok Atatürkçülük üretmiş...
Ve böylece de ortaya çok sayıda Atatürkçülük çıkmış.
İlker Başbuğ'un tutuklanması, Genelkurmay ile "şiir gibi" çalışan Tayyip Erdoğan'ı zor durumda bırakan bir hamle olarak tarihe geçti.
Tayyip Erdoğan benzer bir hamleyle, Aziz Yıldırım tutuklandığında karşı karşıya kalmıştı.
İhanet; planını bir kez yapmaya görsün!Pahasına bakmadan, uygulamanın yollarını arar planlanan ihanetin.En önemlisi yandaş bulmaktır ihanete.. Yönetimden, piyasadan, medyadan!.. Bulur da!..Fark etmez, içerden ya da dışardan olması!.. İşbirliği ve çıkar ön planda olsun yeter!..Kaçınılmazdır her toplumun bünyesinde ihanete ortak, bir grubun bulunması.
Her toplumsal mücadelenin en temel hedefi, “insan hakları”nı geliştirmek ve bu değeri uygarlığın en üst düzeyine ulaştırmaktır. İnsan hakları kavramının yapışık kardeşi ise, demokrasi kavramıdır. Bir insanın özgür bir birey mertebesine ulaşabilmesi imkânına ancak demokrasinin açtığı kanal içinden yürüyerek ulaşılabilir.
Türkiye’de milyonlarca insanı yakından ilgilendiren yargıdaki yeni düzenlemelerin geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in kamuoyu ile paylaşmasının ardından tepkiler de gelmeye başladı. Bu isimlerden biri de Eskişehir Barosu Başkanı Rıza Öztekin oldu. Bu yazı sayın başkanın basında çıkan beyanlarına cevap olarak yazılmıştır.

“Emeği ile yaşayanların devlet yönetiminde söz sahibi olacakları bir düzeni savunuyorum. Kurtuluş Savaşı’mızın anti-emperyalist bilincinden kaynaklanan Kemalist Devrimi ve emekçi halkımızın nasırlı elleriyle kuracağı bağımsız Türk Sosyalizmi’ni savunuyorum, var mı bir diyeceğiniz?”
Uğur Mumcu