Dış Siyasa
Memlekette, ciddi manada siyasi iradeye alternatif olacak, güçlü ve etkili bir muhalefete ihtiyaç vardır. Ama, zahirde vaziyeti kurtaran bir muhalefete değil; iktidara yürüyecek bir muhalefete, yoksa, ülkemiz, 2023 yolculuğunu Adalet ve Kalkınma Partisi ile yapmak zorunda ve durumunda bırakılır. Ha, millet bundan rahatsız olur mu? O da ayrı bir mesele...
Ortadoğu coğrafyasında egemen güçlerle muhalifler arasındaki savaş devam etmekte. Devam eden savaş, silahlı çatışmaların yaşandığı ülkelerde yüzlerce masum insanın yaşamına mâl olurken, çevre ülkelerde de “endişelere” neden olmakta. Suriye’de cereyan eden gelişmeler-Baas rejiminin silahlı güçleri ile muhalifler arasında devam eden çatışmalar, dünyanın siyasal-ekonomik baronlarını burada, Suriye’de yaşananlara odaklanmalarına zorlamakta.
Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler tarih boyunca asla ümit verici olmamıştır. Soğuk Savaş yıllarında Suriye Türkiye'yi ABD’nin Orta Doğu’daki karakolu olarak görürken, Türkiye de Suriye’nin politikasını Sovyetler’in Orta Doğu’ya ilişkin dış politikası olarak yorumluyordu. 1980’lerde, Öcalan’ın Suriye’ye kaçmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkiler daha da kötüleşti.
Rumlar, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs Müzakerelerini bir sonuca bağlamak için yaptığı çalışmayı engellemek adına her yolu deniyorlar.
Biliyorlar ki bu çabanın sonunda, şöyle veya böyle Kıbrıslı Türkler uluslararası bir kimlik kazanacak ve adanın kuzeyi de ellerinden ebediyen uçup gidecek.
Yeniköy’ün sadece adı “köy” olarak kalmış. Kendisi bir Belediye, hem de kocaman bir belediye. Gidiş ve geliş yolları çift şeritli olan ana caddesi, parkları, heykelleri ve gerekli tüm devlet binaları ile pırıl pırıl bir belde. Binalar ortalama 5 kat yükseklikte. Araya araya zorla bir tek ev bulabildim 1934-35-36 yıllarında inşa edilip Kıbrıslı göçmenlere verilmiş olan.
Yazının Yazıldığı Tarih:
17.01.2012
14 ŞUBAT, Arap Baharı’nın patlak verdiği tarihti.
Üzerinden bir yıl geçmiş.
Kanlı sokak gösterileri ve halkın bitmek tükenmek bilmeyen direniş azmi, Arap Baharının en önemli unsurları olmuştu.
Yazının Yazıldığı Tarih:
18.01.2012
Yeni Osmanlıcılık adı verilen ve sağ-islamcı-muhafazakar neşriyatın sıklıkla öne sürdüğü bir tanım içermekte.
Bu tanımdan amaçlanan Genç Türkiye ile birlikte gelişen modern devlet mekanizmasının dinamo motoru olan laiklik ilkesinin bir evrimden geçirmek isteği olduğu açıktır. Bu da daha çok tarihsel olmaktan çok dış siyasa ve güncel dinamikler arasındaki çatışmanın ürünüdür.
Günlerdir yerli otomobil konusu gündemde. Bildiğiniz gibi yerli otomobilin TOFAŞ’da üretilmesine karar verildi. TOFAŞ zaten fabrikasında ürettiği tüm modelleri neredeyse yerli üretiyordu. Sadece motorlar İtalya’dan geliyordu. Bir de tabii ki isim hakkı FİAT’a aitti. Yani anlayacağınız aslında TOFAŞ yıllardır yerli otomobil yapıyordu. Sadece motorlar ve isim hakkı dolayısıyla fabrikadan çıkan otomobillere FİAT markası veriliyordu.
Haspolat Bölgesindeki 200 dönüm arazinin Vakıflar İdaresi tarafından, açık adı Kıbrıs İlim, Ahlak ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (KİSAV) olan bir kuruma kiralanması üzerine birçok sözler söylendi, yazılar yazıldı. Sanırım bu dünya güzeli küçücük ülkemizde sorun çıkarmak günümüzün modası oldu. KKTC’ye yatırımcı gelsin, yatırım yapsın diye çalmadık kapı, dile getirmedik rica bırakmayız ama birileri çıkıp gelince, kendisini bıktırır, çekip gitmesi için her tür yolu deneriz.
Antalya Kıbrıs Türk Kültür Derneği 27 Ocak gecesi, Antalya Uygulama Otelinde KKTC’nin Bağımsızlık Günü etkinliklerinin devamı olarak bir toplantı düzenledi.
Toplantının başlangıcında 27-28 Ocak 1958 şehitlerimizi ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş’ı anma töreni yapıldı, tüm şehitlerimize ve Denktaş’ımıza Tanrıdan rahmet dilendi.